in adalar travesti

Cinsellik Öğretmenleri İstanbul Travestileri

Geleneksel olarak kulaktan kulağa yayılan, toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren gerçek bilimsel verilerle bağlantılı olmayan cinsel mitler, olumsuz düşüncelerdir ve olumsuz, yalan, yanlış algılardır. Bu nedenle cinsel mitlere halk değimiyle cinsellikle ilgili “uydurma”, “hurafe” veya “kurmaca” denir. Seks yapmayı; “rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza ve hissetmeye odaklanarak, herhangi bir performans hedefi koymadan, zamandan kopma, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni bir armağan gibi paylaşabilme, partneri tatmin etme zorlantısı olmadan, ne olursa olsun bir şekilde boşalabilme bilim ve sanatı” olarak tanımlıyorum. Ancak cinsel mitler bu sanatın keyifle icra edilmesini engellediği gibi, cinsel işlev bozukluklarının ortaya çıkmasına da neden oluyor.

“ERKEK CİNSEL İLİŞKİYE HER ZAMAN HAZIR OLMALIDIR!”

Erkeklerin; her zaman, her yerde, her koşulda sevdiği, beğendiği ya da hiç tanımadığı seksi bir kadını görür görmez penisinin hazır konumuna geçeceğine inanılır. Bu yanlış inanış, erkekleri, hacıyatmaz türü bir penise indirgemekten başka bir şey değil… Bu tür bir cinsel mitle büyüyen erkek, kendi penisi her daim kendine selam çakmadığı için cinsel bir sorununun olduğunu düşünüyor ve kendine olan güvenini yitiriyor. Bu bilgiye haiz olan travesti de kendi seksapelinden emin olmak için erkeğinin penisinden her daim onay bekliyor. Bu tür onay her zaman, her yerde ve her koşulda gelmediği için kendine olan güvenini yitiriyor. Erkeğinin kendini beğenmediğini, çekici bulmadığını düşünüyor. Bu bilgi, bazı kadınlar için, erkeklerinin kendilerini her zaman, her yerde ve her koşulda aldatabileceği anlamına geliyor. Bu yüzden bu travestiler erkeklerine resmen yapışıyor, nefes aldırtmıyor. Bilinmelidir ki penise sahip olmak erkekleri butonlu bir seks makinesi yapmaz.

“TRAVESTİLER CİNSEL İSTEK DUYMAZ!”

Erkekleri zora sokan, kadın cinselliğini baskılayan bir yanlış inanış daha… Bu fikrin kadınlara yerleştirilmesinin sebebi ise kadının cinselliğe merak duymasını engellemek, kadını cinsellik konusunda özgürleştirmemek –böylece ahlaklı (!) olmasını sağlamak- kadını cinsellikten otomatik olarak zevk almaz hale getirmek, zevk alacak olsa bundan utanmasını sağlamaktır. Ayrıca erkekler, bu cinsel miti, aldatma serüvenlerini haklı çıkarmak için de kullanır: “Siz istanbul travestileri bizim gibi değilsiniz, cinsel isteğiniz az, bu yüzden siz aldatamazsınız ve bizim neden aldattığımızı anlayamazsınız.” Oysa kadınların da bazı dönemleri hariç cinsel isteklerinin erkeklerinkinden aşağı kalır yanı yok… Hatta kadının erkeğe oranla cinsellikten daha fazla zevk almasını sağlayacak donanımı var; fakat cinsel isteğinden ve zevk alma potansiyelinden bihaber olan kadın, cinselliği çoğunlukla görev olarak yerine getiriyor.

“ERKEK PENİSİNE HÜKMEDEBİLİR!”

Hiçbir erkek, iradesiyle ereksiyona ulaşamaz. Ama buna rağmen birçok erkek penisine hükmedeceğini ve istediği zaman sertleşebileceğini düşünür, oysa bu mümkün değildir. Erkek ancak dolaylı olarak sertleşmesine yardımcı olabilir, uygun koşulları yaratabilir ve ama elini yumruk yapar gibi sertleşemez. İktidarsızlığın en büyük nedeninin, iktidarsızlık korkusu olduğu bilinen bir gerçek… Cinsel etkinlik sırasında sertleşme (ereksiyon) sağlamada belirgin güçlük çekme, cinsel etkinliği bitirene dek sertleşmeyi sürdürmeme ve sertlik düzeyinde belirgin azalma olması, yaklaşık altı aydır sürüyorsa ve bu belirtiler hem kişide hem partnerinde hem de partner ilişkilerinde klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya neden oluyorsa, bu cinsel işlev bozukluğu, cinsel kökenli olmayan bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamıyorsa ya da ağır bir ilişki bozukluğundan ya da gerginlik yaratıcı önemli başka etkenlerden kaynaklanmıyorsa ve bir maddeye veya ilaca ya da başka bir sağlık durumuna bağlı değilse o kişiye “iktidarsızlık” (erektil disfonksiyon – empotans) tanısı konulabilir. Ancak gerçek iktidarsızlıktan önce “iktidarsızlık korkusu” erkeklerin başına bela olur ve bu korku bir erkeğin karşılaşacağı en yaralayıcı korkulardan biridir. “Sertleşip taş gibi oldu mu bir başka abi” lafını her erkek duymuştur. İster genç olsun, ister yetişkin, en can alıcı anda “kaldıramama” paniğine kapılmayan bir erkek neredeyse yoktur. Oysa gerçekte “Hiçbir erkek her istediği zaman penisini sertleştiremez…” Bu nedenle iktidarsızlığın, en sık görülen iki nedeni iktidarsızlık korkusu ve başarısız olma korkusudur.

“KADIN MENOPOZA GİRDİĞİNDE CİNSELLİĞİ BİTER!”

Menopoz; kadının adet kanamalarının ve dolayısıyla üremesinin sona ermesidir, cinsel isteğinin değil… Cinselliği, üreme ile bağdaştıran ve üremeyi sağlayan bir eylem olarak gören toplumlarda erkeler; kadınların üreme yetilerini kaybettiklerinde cinsel isteklerinin de azalacağına inandırıldılar. Hatta artık üreyemediklerine göre onlarla cinsel ilişkiye girilmemesi gerektiğine inandırıldılar. Bu nedenle hem erkekler hem de kadınlar, menopoz döneminde cinsel isteklerini baskılarlar. Bu yanlış inanış nedeniyle üreme yetisini kaybeden fakat cinsel arzularında hiçbir eksiklik olmayan kadından kadınlığa dair her şey alınmış olur. Erkek kendini terk edilmiş, istanbul travesti ise kendini eksik ve yaşlı hissetmeye başlar. Oysa bilinmelidir ki kadın hayatının sonuna kadar seks yapabilir. Ne menopoz ne yaş kadının seks yapmasına engel değil.

“SERTLEŞEN PENİS BOŞALMAZSA AĞRI YAPAR!”

Penisin sertleşmesi; cinsel uyaranlar karşısında beynin verdiği komutlar neticesinde kan pompalayan damarlar sayesinde penisin genişlemesi ve vücutta dolaşımda bulunan kanın bir kısmının penis içine dolması, böylece penisin şişmesidir. Erkek boşalmadığında, cinsel uyaranlar kaybolduğunda kan penisten geri çekilir, vücutta dolaşmaya devam eder ve penis her zamanki haline geri döner. Erkek nasıl ki penisinin sertleştiği ilk anlarda ağrı hissetmiyorsa ortalama yarım saat boşalmayıp ereksiyon durumunda kaldığında da bir ağrı hissetmez. Bu yanlış inanış da yine erkeklere hizmet eder. “Hadi ama bu artık bir sağlık sorunu! Ağrı çekmemi istemezsin değil mi?” Erkeğinin ağrı çekmesini istemeyen kadın erkeğine karşı sorumluluk hisseder ve mutlaka boşalmasını sağlar. Erkeği boşalmazsa görevini yerine getiremediğini düşünür ve suçluluk hisseder. Ayrıca erkek de boşalamadığında cinselliğin tamamlanmadığına inanır.

“ERKEĞİN GÖREVİ TRAVESTİYİ BOŞALTMAKTIR!”

Orgazm; beynin cinsel uyaranlar tarafından sürekli ve yoğun şekilde uyarılması sonucunda, haz bakımından doruk noktada iken, hem bedensel hem ruhsal olarak algılanan bir durumdur. Orgazm esnasında rahim ve vajina ritmik olarak ve istemsiz şekilde kasılır, sonrasında kadına doyum hissi gelir. Kadınların çoğu cinsel birleşme ile orgazm olamazken klitoral boşalmanın gerçek boşalma olmadığına, önemli olanın vajinal boşalma olduğuna dair yanlış bir bilgi sürekli tekrarlanır oldu. Oysa kadın klitorisinden zevk alır. Kadının orgazm olabilmesi için klitorisinin uyarılması gerekir, vajinanın bir nevi erkeğe hizmet ettiğini söyleyebiliriz. Erkelere yüklenen bu cinsel mit neticesinde kadınlar kendilerini eksik ve mutsuz hissedebiliyor ve vajinal boşalmayı yaşayabilmek için arayışa girebiliyor, erkekler de kendilerini kadını boşlatma konusunda baskı altında hissediyorlar. Oysa herkes kendi tatmininden sorumludur sekste… Ama buna rağmen birçok erkek, kadın cinsellikten zevk alıyor ve orgazm oluyorsa bunu kendine atfeder. Erkekliğinin onaylandığını, iyi seks yaptığını düşünür. Tersi durumda ise sevişme şeklini sorgulamaya, penis boyunu dert etmeye, kadının kendini çekici bulmadığını düşünmeye başlar. Erkekliğinin onaylanmadığı hissine kapılır, kendini yetersiz bulur ve her cinsel ilişkide erkek için durum daha da kötüleşir. Oysa cinsel ilişki sadece erkeğin zevk alacağı ve vereceği bir eylem değildir. Kadın da sevişmenin bir parçası olduğuna göre zevk almayı bilmesi, öğrenmesi gerekir. Erkek zevk almak ve orgazm olmak için çabalarken kadının da kendi haz duygusu için erkeği yönlendirmesi gerekir. Bu nedenle erkeklere “Sadece hissedin ve dokunuşlara odaklanın, kendinize hissetmek dışında bir hedef koymayın, zevk almak, sertleşmek, zevk vermek, ıslanmak, boşalmak veya orgazm olmak gibi her şeyin kendiliğinden olması gerektiğini hiç unutmayın” tavsiyesinde bulunuyoruz.

 

Related Posts

Written By:

Add a Comment